25 Ara 2014

Gündüzsefası, Sarah Jio

Daha önce bu kitabı okumaya başladığımı söylemiştim. Dün gece bitirdim. Bu, okuduğum üçüncü Sarah Jio kitabı, bildiğiniz gibi. Bu da diğerleri gibi bir çırpıda okunan, sayfalar ilerledikçe sonunu merak ettiğim bir kitap olmuş. Bir bugün bir dün derken, sonunda geçmiş için üzülen, hadi ya, ne kötü derken şimdi için seviniyorsunuz. Yani sonunda biraz karmaşık kalıyorsunuz (Bugünlerdeki halime yakın bir hal mi ne? :)) ).
Kitaplardan beğendiğim yerleri not ettiğim defterim kutular arasında kalınca yeni defter yapma zamanı geldi artık. Çekmeceden bir not defteri seçtim biraz önce (Çekmecemi çok sevdiğimi daha önce söylemiş miydim? Çok renkli çünkü.). Ve notlarımı aldım tabii ki.
Peki, buraya ne yazalım?  
Burada 42. sayfadaki notum var zaten.
Birkaç tane daha var, ama buraya bir de şunu ekleyeyim:
"Hayır, bir zamanlar hayalini kurduğum bir hayat yaşamamıştım. Ama güzel bir hayat yaşamıştım. Benim hayatım." (s. 357)
Hayatımız yolunda gitmediğinde aslında istediğimiz, hayal ettiğimiz gibi gitmiyordur, ama güzel gidiyordur yine de... Bunu aklımızda tutmakta yarar var.
Gelelim favori bölümlerime ve sayfalarıma;
s. 289 - ilk paragraf; Ada, James, Alex
Otuz üçüncü bölüm; Ada ve Kellie
Ve tabii ki;
Sonsöz; Penny (buruğum onun hayatı için, ama o mutlu. Niye mi? Çünkü bu, onun hayatı.)
***
Ararız ya başka hayatlarda bizi...

24 Ara 2014

Kupa mı Çay Bardağı mı?

Kupa; işteyken, yalnızken, çalışıyorken, daha çok sahip olmayı isterken. Ve daha çok onlar... Ve de ılık...
Çay bardağı; ailedeyken, kalabalıktayken, sohbet ederken, sahip oldukların yeterken. Ve daha çok biz... Ve sıcak...
O yüzden çay bardağı severim ben, şöyle ince olsun camı, altı da tombul...

23 Ara 2014

Dünden Sonra

Sarah Jio, Gündüzsefası, sayfa 42;
"Gerçekten başarana kadar başarmış gibi yap."
***
Dün akşam-gece saatlerinde aldığım haber sonrasında ilk aklıma gelen:
"Teker teker gelin" demekti.
Sonra, yeni başladığım kitabı okurken bu cümleye takıldım. Hayatın bana verdiği mesaj mıydı bu acaba? Yoksa, tesadüflerle dolu hayatımıza eklenen yeni bir tesadüf müydü?
***
Eğer ilki doğruysa, hayat benim de sana diyeceklerim var:
Belki değerlendirmek bana düşmez ama bazı kelimeler anlamını yitiriyor, bilesin. Yeni anlamlarla yaşamak, yaşamaya alışmak, katlanmak zor, onu da bilesin.
Emek...Doğru...ve yanlış tabii ki.. Hak... Kazanmak... ve kaybetmek tabii ki... Sabır... İyi... ve kotü tabii ki... Saf... Bilgi...  ve cehalet tabii ki...


21 Ara 2014

Karikatür Puzzle


Karikatür puzzle'larla İstanbul'da tanışmıştım. Ablamlarla birlikte çok eğlenceli bir puzzle yapmıştık. Ondan beridir de yapmamıştım. Sonra Arkadaş Kitabevi'nde yukarıdakini görünce dayanamadım, aldım. İçimden iki şey geçti. 'Aldın ama ne ara yapacaksan?' dı biri, diğeri de 'Aliyorsun ama bu maviler çektirir sana' idi. Genelde puzzle elimde kalmaz, bitirirdim, ama bu biraz kaldı. Sonra her bir sıkıntılı süreçte oturdum başına. Maviler dışında kalan kısımlar bitti. Sıra geldi mavilere. Geçen hafta cumartesi akşamı 9'da oturdum başına, 2'de kalktım ve bitti. Sonuç aşağıda:


Güzeldi. Özlemişim karikatür puzzle'ları. Meraklısına, Arkadaş Kitabevi'nde epey çeşit var.Belki bir tane daha alırım sonra :).

Not: Gündüzsefası'nı seçtim. Dün başladım okumaya.

20 Ara 2014

Okunmayı Bekleyenler


Okunmak istenen iki kitap...
Sarah Jio, Gündüzsefası.Daha önce okuduğum iki kitabını, Mart Menekşeleri (ki bu kitabın yeri bende başkadır, hediye geldi bana) ve Böğürtlen Kışı'nı severek okudum. Böğürtlen Kışı'nı alırken D&R'da bir bayanın tavsiyesiyle Yağmur Sonrası'nı ve daha sonra da Son Kamelya ve Gündüzsefası'nı aldım. Aynı yazarın şu an elimde okunmayı bekleyen üç farklı kitabı varken ben Gündüzsefası'nı tercih ettim, teması itibarıyla, umut.
Diğer kitap Doğan Cüceloğlu'ndan Gerçek Özgürlük. Tavsiye üzerine bu kitabı aldım.
Gelelim sorulara;
Bakalım hangi sırayla okuyacağım?
Bakalım ne zaman başlayacağım ve ne zaman bitireceğim?
Diğeri de Atlas'ın Aralık sayısının ajandası. Zeytin ağacını seviyorsanız bence bu ajandayı edinmelisiniz. Acaba bu ajandaya neler not etsem? Öyle de güzel hazırlamışlar ki, kalıcı bir şeyler not edeyim ki, hiç ayrılmasın benden.
Tüm soruların cevaplarını bir düşüneyim :).
İyi haftasonları.

18 Ara 2014

Karışıkmışız

Karışık(mışız)...
Bilemezken öyleymişiz...
Bilinmeyenler varmış...
Hesaplar karışıkmış...
Başlangıçlar zormuş...
Gidişler de öyle...
***
"Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa,
Bari öyle canlansa da hayat bulsa,
Ne iyi olurdu kalbe kan yine hücum etse...
" (Sıla'dan Vur Kadehi)
Güzel şarkı, tabii ki, ve yine...

10 Ara 2014

Hani?

Başkasının mutsuzluğu üzerine hayat kurulmaz...
Kimsenin ahı kimsede kalmaz...
Sabreden muradına erer...
İyiler hep kazanır...
***
Hani(miş)...

1 Ara 2014

Zor Sevdiğimden, Sıla

"Niye gidemiyorum biliyor musun?
Çünkü emek verdiysen zor.
......
Güler ömür, ağlar ömür
Farkında olmayız geçer ömür."
Bu aralar çalma listem Sıla şarkılarıyla dolu.
O nedenle bu günlerin sözleri hep Sıla'dan.
Seviyorum onu, şarkı sözlerini, müziğini, kliplerini, ekip arkadaşlarıyla yaptığı klipleri, DVD'leri...
Emeğine sağlık...Teşekkürler...

Göz

Sanırım yine kuru gözle karşı karşıyayım. Belki de sebebi doldurmayı unuttuğum su kaplarıdır kaloriferlere astığım. Bunu bir deneyelim. Sonra teşhisi koyarız yine :).

26 Kas 2014

Güllerin Savaşı

Fotoğraf https://tr-tr.facebook.com/GullerinSavasiFanSayfasi sayfasından alınmıştır.
Ararız ya bazen başka hayatlarda bizi...
***
Güçlü bir kadın karakteri yaratılmış, mutsuzluğunu, acısını kendi içinde yaşayan bir kadın.
Başarmak için çabalayan, hedefleri olan, kararlı, güçlü, büyüyen bir kadın karakteri yaratılmış.
Zengin hayatlar içinde masumiyeti arayan başarılı bir adam karakteri yaratılmış.
Başroldeki iki kadın oyuncu, Damla Sönmez ve Canan Ergüder'i başarılı buluyorum.
***
Televizyonla pek aram yok aslında. Özellikle akşamları açık televizyon görmek evin ışığını arttırdığından öncelikle beni fiziksel olarak rahatsız eder, sonra da izlediğimiz haberler nedeniyle psikolojik olarak rahatsız eder. Dolayısıyla dizi müdavimi de değilim. Ama her sezon bir aile dizisi olur takip ettiğim, onları da daha önce paylaşmıştım sizinle burada.
Bu sezon değişik bir şey oldu. Bu diziye takıldım. Dizi benim izlediğim diziler kategorisinde değildi. Ama şans eseri izlemeye başladığımda dizinin içinde iyi işlenmiş detaylar gördüm. Bir de yukarıdaki sebepler var. Tüm bunlardan dolayı diziyi yakından takip etmeye başladım. İlk on üç bölüm gayet güzeldi bana göre. Sevmediğim olaylar vardı tabii ama bu on üç bölüm süresince dizinin içine saklanmış ve o kadar güzel işlenmiş detaylar vardı ki, sanırım beni onlar çekti...
On üçüncü bölümden sonra dizi başka boyuta kaydı. On beşinci bölümden itibaren aradığım tadı bulamamaya başladım. Tek bir bölümle dizinin üstünü çizmiş olmak istemedim. Üç bölüm daha izleyeceğim demiştim. Ama 18. bölümün fragmanını izlediğimde diziyi benim dünyamda sonlandırdım.
Niye?
13. bölümden sonra dizi başka taraflara kaymaya başladı. Onuncu bölümden sonra dizi hızlı akmaya başladı. Bundan rahatsız oldum her şeyden önce. Bana göre on üçüncü bölümden sonra oyuncular da bu akışa uyduramadı. O zamana kadar Gülru ve Ömer rollerini başarılı bir şekilde oynarken, bu bölümden sonra oyunculuklarının rol olduğunu düşünmeye başladım (Garip bir cümle oldu, farkındayım. Yani, daha önceden bana her şeyi gerçekmiş gibi hissettirirken bu bölümden sonra dizi izlediğimi fark ettim.). Yine bu bölümden sonra yaşananlar çok aşırıydı. Dizide hatalar da ortaya çıkmaya başladı (Aynı günü iki gün sonra diye göstermek gibi). İlk bölümlerde savaşı görememiştik, aslında görmeyi istememiştim de. Benim gördiklerim bana yetmişti. Bence dizinin ilk senaryosu böyle tasarlanmamıştı. Savaş yine olabilirdi ama ben daha etkili bir savaş beklerdim. Bir adamın etrafında dönen bir savaş  bence bu diziye yakışmadı.
***
Herşeye rağmen;
Dizideki oyunculukları ve oyuncuları çok beğendim. Önceden tanıdıklarım da vardı, tanımadıklarım da... Dizinin renkleri çok güzeldi, mavi tonları; ev döşemeleri, elbiseler, ceketler... Emeği geçen herkese teşekkürler... Özellikle ilk on bir bölümün senaryosunu yazanlara, o on bir bölüm içindeki detayları düşenenlere teşekkürler...
***
Bazen bir şarkı, bazen bir dizi, bir film, iyi gelir ya bize...
Sayesinde bir şeyler değişir ya hayatımızda...



25 Kas 2014

Seni Seviyorum Adamım Filmi

Fotoğraf Google görsellerinden seçilmiştir.
Bizi mutlu eden şeyler zamanla büyüyor mu acaba gerçekten?
***
Epeydir beklediğim bir filmdi...
Şarkısını dinledim, beğendim. Fragmanını izledim, şarkının klibini izledim. Yazılanları okudum.
Sonra insan, ister istemez kendi senaryosunu yazıyor.
Filmi izledim, benim karelerim çıkmadı. Ondan belki, sevdim diyemem filmi.
Sonunu acıklı beklerken bana çok geldi bu son... Bir de cuma akşamı gidince, insan daha bir fena oluyor... Ben sonu mutlu biten filmleri seviyorum daha çok. Bundandır, aradan önceki kısım bana daha iyi geldi.
Öte yandan, filmin Kıbrıs sahneleri güzeldi. Ben bir çok yer gibi Kıbrıs'ı da çok merak ederim. O nedenle hoşuma gitti. Berk'in evi de çok güzeldi gerçekten. Ve yaşantısı da... Hepimizin gelecekteki 'bir gün' hayali...
***
Tüm emeği geçenlerin eline sağlık...

23 Kas 2014

Kayıp

Kayıp...
***
Soğuk...
Acı... 
Umutsuz...
Geri dönüşsüz...
Bitiş...
***
Dün geceden beri bu düşüncelerle kaybı yaşadık.
Hastane sokağında hayatın iki yüzünü gördük...
Bir daha yaşanmasın istedik, inanmayarak da olsa...

22 Kas 2014

Değişime Dair

Fotoğraf Google görsellerinden seçilmiştir.
Sertab Erener'le yapılan bir şöyleşide kendisine sorulan bir soruya verdiği cevabın bir kısmı:
"Çünkü değişmek istedim ve hayatımı değiştirdim. Kendi hayatının oluşumunu değiştirdiğinde, hayatındaki oyuncularda değişiyor."
Devamı...
"...Bakın ben Eurovision’da birinci olacağımı biliyordum. Bunu bilerek gittim."
"Nasıl yani?"
"Deneyimler var. Uykuya dalmadan önce, zihnin bir bölümünde enteresan şeyler oluyor. Şimdi, günlük, sıradan işleri yapan bir bilinç var. Bir de alt bilinç var. İnsanın hayatını alt bilinç yönlendiriyor. Ama kimse bunun farkında değil. İnsan alt bilincine sürekli bir şeyler atar. Eğer sen bu bilince korkular atarsan, hayatı yaşarken, bu korkularla karşı karşıya kalıyorsun. İnsanı yaratan şey, alt bilinçtir. Alt bilinçte uyku halindeyken devreye giriyor. Alt bilince, “Ben birinci olacağım” diye mesaj yollamaya başlarsan ya da çok istediğiniz bir şeyi, o gerçekleşiyor. Ben hep, ödülü havaya kaldırdığım anı alt bilincime gönderdim. Ve ben onu hep olmuş gibi yaşadım. Bunu geceler boyunca yaptım. Öyle ki birinciliği hücrelerime kadar hissettiğim anlar oldu. Bunu yapınca da başarıyorsun."
 ***
"Kendi hayatının oluşumunu değiştirdiğinde, hayatındaki oyuncularda değişiyor."
İçi dolu bir söz değil mi?
"Eğer sen bu bilince korkular atarsan, hayatı yaşarken, bu korkularla karşı karşıya kalıyorsun."
Bu da doğru değil mi?

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/magazin/haber/10465279.asp

Ay dönümü :)


Etrafı toparlıyorum.
Emanetleri geri veriyorum.
Ay dönümünü de unutmuyorum :).
Güzel bir 22 Kasım geçirmeniz dileğiyle...

21 Kas 2014

Sardunyalarım

Geçen ay pencere önü sardunyalarımın büyük bir sevgi ile açtıklarını söylemiştim. Bir de görelim...
Epeyce kalabalıklaşıyorlar.

Yavruağzı

Pembe, çok hoş değil mi?

Kırmızı, biraz kurumaya başlamış gibi
O zaman kurumaya aldım onları. Pembeler güzel günlerin anısına bir gül...


20 Kas 2014

Somon Tarifi

Geçtiğimiz haftasonu şehir dışından bir arkadaşımız geldi. Akşam yemeği için ana yemek olarak norveç somonu yaptım.
Öncelikle geniş bir tencereye ihtiyacımız var, benimki iyi bir örnek değil :(.

Tenceremizi biraz zeytinyağı ile yağladıktan sonra en alta soğanlar, onun üstüne patatesler, onun da üstüne kırmızı biberlerimizi diziyoruz.

Daha sonra yeşil biberlerimizi diziyoruz.
En üste baharatlanmış (tuz, karabiber) somonlarımızı, onun da üstüne domateslerimizi koyuyoruz. Bunları yaparken lütfen taşmayın, misafir yolda geliyor diye de yardım isteyebilirsiniz somonlardan:)). Bulduğumuz boş yerlere de birkaç defne yaprağı tıkıştırıyoruz. Tencere geniş olsaydı, su kullanmıyordum ama bu sefer biraz ekledim. Bir de buna bezelye iyi gidiyor ama bende yoktu, sizde varsa mutlaka ekleyin.

Sonuç;
Çok lezzetli oldu. İçinde hem sebze hem balık var. Çok vitaminli, çok da çabuk pişiyor. Yapımı da çok basit. Ben bu sebeplerden ötürü çok seviyorum bu yemeği. Afiyet olsun ...

9 Kas 2014

Balık Keyfimiz

Mor soğan, beyaz lahana, marul, roka, havuç, turp, kapari, nar, taze nane, kuru nane ve portakallı zeytinyağı:) Afiyet olsun...

Kişnişli, top karabiberli, defneli balıklarımız...

7 Kas 2014

İlk Gül - 2



Umut; kalmadığını düşündüğünüz bir anda yeşeriverir ya yeniden...
O yüzden insanoğlu yaşayabiliyor belki...
Umut ettiği için, unuttuğu için ve sevebildiği için...

Sürpriz


Çarşamba günü öğle suları ofise döndüğümde beni bu güzel iki çiçek karşıladı :).


Sonbahar renkleri, ayıcık da pek sevimli :)
Teşekkürler...

30 Eki 2014

Hastalık

Bir sehpa dolusu iki kişilik ilaçla hastaneden döndük...
Beklenmeyen değildi...
Çünkü ben izin verdim...
O da geldi :)).
Siz siz olun, izin vermeyin ona.
Geçmiş olsun bize...
***
Bugün 8 :).

23 Eki 2014

Ben Yaptım, Bitti, -1

Hadi madem yine resimsiz kayıt olsun...
***
Gün geldi.
Geçti.
Bir ikinci gün daha geldi.
O da geçti.
***
Aynı salon...
Bir başka beşli...
Tanıdık yüz...
Her şey yolunda mesajı...
Herkese söylenmeyen bir gerçek...
Ben yaptım diyebilmek...
Ve o dokuz arasından sıyrılmak...
***
Nisan geçti...
Ekim sonbaharın sade güzellikleriyle beraber bana da bir güzellik getirdi.
Hem de öyle güzel getirdi ki...
***
Ben yaptım...
Bitti...


19 Eki 2014

Sonbahar Güneşi, 1.5

Sonbaharda böyle Güneş buldu mu insan, içine çekmeli onu.
Ben de çektim içime...
İyi geldi, biraz düşük enerji ile uyanmıştım, toparladı beni.
Şimdi son hazırlıklar var sırada, diğeri için süre doldu.
Herkese iyi pazarlar...

18 Eki 2014

Rüya, 2.5

Zaman yetişmiyordu.
İlk yapmam gereken bir şeyi sona bırakınca açıkta kalmışım.
İpuçları da vardı ama. Aldım, kullanacağım onları.
***
Sonbaharın renkleri çok güzel di mi?
Güneş gözlüğü ile de bir başka güzel görünüyor, bir deneyin bakalım :). 

17 Eki 2014

Durumlar, 3

Arada düşsem de aralıksız sürdürdüğüm eylem devam ediyor.
Tırnaklar sinyalleri vermeye çalışsa da ben pek almak istemiyorum.
Sağ elim yakında isyana kalkabilir. Onu kollar takip eder, sonra da dizler sanırım.
Bunları saymazsak iyiyiz :).
Herkese iyi hafta sonları...
***
Pencere önü sardunyalarım yazın yaşadıkları yalnızlığı unutmaya başladılar. Ben kendileriyle çok ilgilenemesem de onlar bana 'biz seni çok seviyoruz, mutlu ol' der gibiler :)). 

15 Eki 2014

Ben Yaptım, 5

Güzel bir haber vardı bugün, çok tanımasam da, konuşmasam da kendisiyle, birine dair güzel bir haber öğrendim. Sevindim. Darısı başıma dedim.
***
Yine o dördü hatırladım (bu sefer beş olacak). Ya yine aynı şey olursa dedim. Ürperdim. Zaman zaman kendimi buna hazırlamaya çalışsam da bu sefer olur diye düşünüyorum. Ya yine ...'yi bu zamana kadar düşünmedim pek. Cevaplanmayan bir mail sayesinde bugün anladım. Evet, hazırlıklı ol...
***
Hedefin ne peki? Niye bu sıkıntı peki?
Olur da farklı bir şey olursa, ben yaptım diyebilmek için tabii ki...
***
'Ben yaptım' dediğiniz günlerin bol olması dileğiyle...




14 Eki 2014

Buralardayım, 7

Beklemedeyim.
Savunmadayım, saldırıya da geçebilirim istediğimde.
Napıyorum ben? diyorum arada.
Ama buralardayım.
Bir ses vereyim dedim :).

8 Eki 2014

Şartsız Başlangıca Doğru, 13

Geçen zamandan ve yaşanan kötü tecrübe ve sonucunda yaşadığım kötü dönemlerden sonra buna kader anı demem. Ama diyecek bir şey var. Bugün açıklanan bir tarih var neticede.
O, benim başlangıcım olacak, hem de şartsız ve bağsız, bilerek, görerek, duyarak, acıyarak, gülümseyerek...

6 Eki 2014

Aramak


1)
Başka hayatlarda Hayat'ını aramak,
başka kişilerde Ben'i aramak...
***
2)
Başka hayatlarda istediği hayatı aramak,
başka kişilerde olmak istediği beni aramak...
***
Yaşam bu çerçevede gitmiyor mu?
İki versiyondan birini seçmeye çalışmıyor muyuz hep?
***
Herkese iyi bayramlar...

30 Eyl 2014

Hayat, your turn!


Açılan sekmeler işe yaramadı.
Kapandı hepsi...
Hopp, başa mı dönüyoruz ne?...
***
Hayat, your turn!...



26 Eyl 2014

İlk Gül


[İthafen;]
Umuttur çoğu zaman bizi ayakta tutan.
Aslında umut için de birine ihtiyaç duyarız.
Bu bazen anne, sevgili, eş, kardeş, çoçuk olabilir.
Bazen de bu kadar yakınınız olmasa da o kadar yakın olan başka bir kişi olur.
Tüm düştüğünüz anlarda bilirsiniz ki, o oradadır.
Bunu bilmek sizi rahatlatır.
Belki de sizi toparlar diye düşünürsünüz.
Ya da tüm inandıklarınızı bırakıp kaybettiğinizi düşündüğünüz anda o, henüz her şeyin bitmediğini hatırlatır.
Bazen ondan dolayı birşey olur, bilirsiniz, nedeni vardır, sorgulamazsınız, inanırsınız.
Sonra bir şey olur.
Artık kendi başınasınızdır. Her şeyi sorgular, hiçbir şeyin olmayacağını bilirsiniz.
Artık inanmanıza gerek yoktur.
Belki de umuda da gerek yoktur, çünkü hiçbir şey değişmeyecektir.
Sonra, sorgulamazsınız, sorgulanacak bir şey kalmamıştır.
Çünkü "İyilerin mutlu olması kolay değil, kötüler her yerde"dir.
Bilirsiniz bir nedeni vardır, bilirsiniz o da haklıdır ama yine de içiniz acır.
Herşeye rağmen; umut, iyi ki varsın.  
***
Umutsuz kalmışsınızdır bilirsiniz...
Ama hayat size yeni umutların kapısını açacaktır, bunu da bilirsiniz, sonra sarılırsınız...

24 Eyl 2014

Bugünün Şarkısı


Yedi tane açık tarayıcı. Her bir tarayıcı kendi içinde farklı görevlere atanmış sayısız sekmeyi taşıyor.
Sekiz tane farklı periyotlarda takip edilen pdf dosyası...
Bir tane sunum dosyası...
Ve farklı dillerde beni bekleyen kodlar...
Arka fonda Göksel'den Gidemiyorum...
"Ben sana bağlarımı çözemiyorum
 Başka bir dünya yok gidemiyorum..."
İsyan edebilme potansiyeli olan bir bilgisayarla çalışırken eşlik edilebilen bir şarkı :).
Bir tesadüf sonucu keşfettim, güzelmiş, sevdim.

19 Eyl 2014

Filli Defterim

Çok kararlıydım, ben bir şey almayacaktım bugün Dost'a girince. Okuyana kadar yeni kitaplar, dergiler almayacaktım. Ama bunu görünce dayanamadım, hem filler hem renkli. Çok hoş di mi? Hem zaten bu kitap değil ki, sayılmaz.
Bugün içim huzur dolu.
İyi bir şeyler olacak sanki. Hissediyorum.
***
Meraklısına; bugün sınava giren arkadaşımız sınavını verdi. Darısı Ekim'e...

18 Eyl 2014

Şarkı

Denizli merkeze camdan yeni horoz heykeli yapılmış, işte bu yüzden orası en sevdiğim şehirlerden biri...
Hırslar...
Zaferler...
Haksızlıklar...
Kaçışlar...
Sorular...
Niye'ler...
diye düşünürken arka fonda Gripin'in Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar albümünü dinlerken Cennete Mahsustur Melekler şarkısı kulağıma takıldı:
"Yaşlandıysan yaslanacağını bulamadan"
....
"Cennete mahsustur melekler, yalnızlığın bu yüzden"
...
"Yanlışlarına yakından bakıp dalıyorsun karanlığa
Hayallerini önüne katıp kanıyorsun yalanlara
"
Ne zaman kafam karışıksa sözler çağırır beni. Daha önce defalarca dinlediğim şarkılarda yepyeni tatlar bulurum.
Gripin güzel albüm yapmış, daha önce söylemediysem. Mutlaka alıp dinleyin.
Not: Ne zamandır yapılmayı bekleyen uzun paça pantalonlarımı yaptırmanın ve aynı günde teslim almanın sevinci ile merdivenleri çıkarken kapaklanıp merdivenleri yakından inceleme fırsatı bulan  ben niye bir el veren olmadı diye de düşünmüş olabilir bu şarkıyı dinlerken, bakınız ilk satır :).  Şaka şaka...
***
Madem bir şarkı sözü bahanesiyle bu günü anlattım hep. O zaman iyi bir şeyler de oldu sanırım. Benim bildiğim, edindiğim, paylaştığım, önerdiğim bir şeyler de oldu. Devamı gelsin inşallah.
***
Bir de şunu eklemeliyim. Yarın sınava girecek bir arkadaşımız var. Ona ve bu vesileyle yarın sınava girecek (bir nevi) tüm öğrencilere başarılar dilerim.
Yarın güzel bir gün olsun, iyi haberler gelsin.
***
İtiraf ediyorum. Değişik bir kayıt oldu ama aslında bir bütünlük var içinde. İnanın...

8 Eyl 2014

Mesajınız Var

'Mesajınız var' dedi hayat bana...
'Almaya hazır mısın?' da dedi...
Bir de 'Alıp almamak senin seçimin, üzüntülerin de senin mutlulukların da senin' dedi...
*****
'Haksızlıkların ortasında hakkını aramaya çalışanlardan ol' dedi bana hayat...
'Üzme kendini, yaş al ama yaşlanma' dedi...
'Dinle beni' dedi sonra...
'Gün gelecek sen dimdik duracaksın, onlar eğilecek, şimdi haksızın önünde dimdik durdukları gibi yarın da haklının önünde eğilecekler.'
'Bekle, sebat et' dedi.
*****
Dinledim onu.
Sonuç değişmese de sordum.
Sonuç değişmedi ama iyi geldi aramak.
Aslında bildiğim cevabı da aldım, gördüm..
Yetti..
Yetti bana bu...
Haksızlığın savunuluşu yetti bana...
Duymak iyi geldi...





5 Eyl 2014

Günaydın


Yazılacak, anlatılacak çok şey var...
Niye mi?
Anılar, paylaşımlar birikti. İzmir'le başlayan yolculuk, Aydın üzerinden Muğla ile devam edip Denizli üzerinde son buldu. Yazacak çok şey var dolayısıyla. Ama başka bekleyenler de var...
Dolduruluacak bir defter...
Yetiştirilmesi gereken on'lu...
Hayal kırıklıklarım, 'ya olmazsa' repliklerim...
Ama zaman olur, arada sıkılır, dönerim buralara...
Herkese iyi sabahlar...

4 Eyl 2014

Kalbim Bu Koyda Kaldı

Kalbim bu ufak koyda kaldı... Şükür ki yaşıyorum... Onlarla sonsuz huzur...


4 Tem 2014

Badavut, Sarımsaklı, Ayvalık

Badavut, kaldığımız apartın balkonundan
Geçen yaz tatilinde konaklama için seçtiğim yer Çamlık'tı. Orada kötü deneyimler yaşayınca netteki   bir araştırma sonucunda, ve tabii ki bloglar sayesinde, Badavut'la tanıştık.
Badavut, kaldığımız apartın balkonundan
Badavut'a Sarımsaklı girişindeki tabelaları takip ederek gidiyorsunuz.  Tabeladan döndüğünüzde ağaçlar arasında bir dağ yolu sizi karşılıyor. Biz ilk kez gece gitmiştik ve epey şaşırmıştık. Herhalde yanlış yola döndük diye düşündük. Çünkü etrafta hiç yerleşim ve ışık yoktu. Kısa bir süre sonra yerleşimin olduğunu fark ediyorsunuz.
 
Badavut, kaldığımız apart
Biz Yaz Evi Apart Otel'de kaldık. Kalabalıksanız epey hesaplıya geliyor. Bir de tatilin bir noktasında insan ev rahatlığı arayabiliyor. Böyle bir arayış içindeyseniz de apartlar iyi çözüm olabilir. Apartın önünde otopark var, ama genelde dolu oluyor. Onun yerine cadde üzerinde çok rahat park yeri bulabiliyorsunuz. Badavut'un kendi sahili var. Apartın önünde de kendi plajı var. İster ücretli yerleri tercih edebilirsiniz, ister serbest olarak havlunuzu serip plaj keyfi yapabilirsiniz. Sarımsaklı'ya çok yakın olduğundan istediğiniz her an Sarımsaklı'ya da gidebilirsiniz.
 
Badavut, kaldığımız apartın önü plajdı.
Apart epeyce genişti. Sıcak suyunda hiçbir sorun yoktu. Ailecek kalınabilecek, plajın hemen önünde, Sarımsaklıya göre biraz daha sakin olan Badavut'u tercih edebilirsiniz.
 

Apartın bir de balkonu vardı. Bizim balkon yandan deniz görüyordu. Bu kayıttaki biçok fotoğraf oradan çekildi.

Öneriler:
Plajda keyif
Konaklama

2 Tem 2014

Sarımsaklı, Ayvalık

Özlemişim akşam sefalarını, bana çoçukluğumu hatırlattı :)
Sarımsaklı, Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı bir tatil yeri.
Epeyce uzun bir plajı var.
Plaj kıyısı boyunca uzanmış otel ve pansiyonlar var.
Dışarıdan da gelip plajlarda şemsiye-şezlong tutup denize girebiliyorsunuz.
Biz orada konaklamak yerine Çamlık ve Badavut'ta kalıp denize girmek ve akşamları gezmek için oraya geldik.
Denizinin soğuk olduğu söylense de bence iyi bir sıcaklığı vardı. Ören'e göre epey sıcak da diyebiliriz :). 
Epeyce kalabalık oluyor, hele de bayram sonrası, onu da belirteyim.
Öneriler:
Akşamları sahilde yürüyüş yapıp, sahildeki dükkanlardan hediyelik alabilirsiniz.
Sadece kahve için çekim yaptım, meraklısına.

Harika değil mi?
Yine akşamları, sahilde, kumun üstündeki armutlara yerleşip, türk kahvesi ve dolunay eşliğinde keyif yapabilirsiniz.


1 Tem 2014

Şeytan Sofrası, Ayvalık


Şeytan Sofrası
Ayvalık'a gittiniz mi Şeytan Sofrası'na uğramadan olmaz, bilen bilir. Biz de uğrayanlardandık. 
Gün doğumu ve batımını bir kez izlediniz mi bağımlılık yapacak, emin olun. Bu güzelliği izlerken içinizden geçen 'Harika' kelimesinin yanında 'Şükür' diyeceksiniz. Sonra, şehirdeki sizi zehirleyen her şey içinizden akıverecek. Deneyin lütfen...



Şeytan Sofrası çok popüler bir yer. O yüzden epeyce kalabalık oluyor. Bunun sonucu ciddi bir otopark sorunu oluyor. Aslında en tepeye park etmenizi pek tavsiye etmem. Zira, dönüşte çıkabilmek için biraz bekleyebilirsiniz. O yüzden biraz daha aşağıya, yol kenarına park edip yürüyebilirsiniz.
Tesiste yer bulmak da zor olabiliyor. O nedenle gün batımından daha önce gitmekte fayda var.
Gittiğimiz tesis

Ayak izi açıklaması

Ayak izi


Ayrılırken güneşin tam aksi yönde başka bir güzellik, dolunay, tüm güzelliğiyle bize el sallıyordu. Ben önümüzden giden bir sürü insanın aksine fotoğraf makinemi çıkartıp çekmeye başladım. Bu güzelliği sollayan nice insan arasından bazıları beni görünce dolunaya bir el de onlar salladı.

Dolunay
Öneriler:
Arabanızı biraz aşağılara park etmeyi seçebilirsiniz.
Tesislerde iyi yer bulabilmek için gün batımından daha önce gelip eşsiz manzara eşliğinde çayınızı yudumlayabilirsiniz.
Şartlanmadan güzellikleri keşfedebilirsiniz.
Güneşin tam aksi yöne de kafanızı bir çevirin ki, ay size küsmesin...

30 Haz 2014

Kardeşler Buluştu


Genelde hep eksik olurdu birimiz.
Geçen günlerde hepimiz buluşabildik. Hem de şahane bir kısır ve diğerleri eşliğinde...