31 Oca 2013

Mart Menekşeleri, Sarah Jio


İki dakika önce bitirdim bu kitabı. Çok etkilendim. Dönemi bitirdikten sonra planlananlar arasına konmuştu bu kitap. Aslında daha öncede başka bir plan yapmıştım, ara tatilde teknik bir kitap okuyacaktım. Peki niye bu kitap? Bu kitabı annem İstanbul'dan ablamlardan döndüğünde getirmişti. Genelde anneme bizler kitap alırız, bazen onun istediklerini bazen de bizimkileri. Bu sefer kendi için alışveriş yapmış. Ve bir tane de benim için almış. Mart Menekşeleri, Sarah Jio'dan. İtiraf etmek gerekirse yazarı tanımıyorum. 'Niye bu kitap benim için?' diye düşündüğümde kapağındaki yazı olabilir belki diye düşünüyorum: "bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir..." yazıyor. Asıl sebebin bu olduğunu bilmeme rağmen diğer bazı küçük etkenler de şunlar olabilir belki; adı ve rengi... Bunlar sadece sorularımın cevabı. Ama cevap olmasa bile annemin bu kitabı benim için alması bile benim bu kitabı okumam ve kitaplığımda tutmam için bir sebepken bu kitapta bunlardan çok daha ötesi var. 
Kitabı henüz bitirdim. Bitirdikten sonra da hemen yazmak istedim. Ara ara yatmadan önce okuduğum kitap son iki gecedir epey heyecanlı olmaya başladı. Bugün eve erken geldim. Kendime bir çay alıp okumaya başladım. Kitap bitince merak ettim, baktım. Dün gece 113. sayfada kalmışım, kitap 336 sayfa. Bu size bir şey anlatıyordur sanırım. Çok etkilendim yazarın olayları bağlayışından. Olayı ilk önceleri tahmin etmek çok zordu. Bir şeylerin ortaya çıkacağı ve birbirine bağlanacağı belliydi ama ben bağlayamadım bunları yazarın bağladığı yerelere. Bazı şeyler açığa çıktıktan sonra diğerleri tahmin edilebilir oldu. Ama o aşamaya gelinceye kadar kitap sizi kitliyor. Kitlendim, heyecanlandım, meraklandım, şu an dizlerim titriyor gibi, ayaklarım uyuşuk gibi... Okuyun, mutlaka okuyun bence... 
Kitabın 3. sayfasında şu yazıyordu: "Joel sadece başını salladı ve arkasını dönüp evden çıktı. Gözlerimi yumdum ve Joel'in, arkasından kapıyı kapatışını dinledim. Kapıyı dışarıdan kilitlemişti." (s. 9)
Bu satırlarla başladı benim için kitap. Kapı kapandığında içeride kalan taraf olmak ilk kez hayatımın yirmidokuzuncu yılında  karşıma çıktı. Emily gibi değildi durum ama yine de onun gibi hisetmiştim. O gün kalbimden bir şeylerin söküldüğünü hissettim. Biliyordum, her şey normale dönecekti ama yüreğimde bu yaşanmışlıkla devam edecektim hayatıma. Her şey normale döndü, evet, ama ...
Benim kitaplığımda her daim kalacak bu kitap. Çünkü annem bu kitabı benim için aldı ve ben kitabı çok büyük bir zevkle okudum. Teşekkür ederim Anne'ciğim, iyi ki varsın...

22 Oca 2013

Yine Ara Mı?


Dönemi bitirdik.
Ders dönemi daha önce bitmişti. Ama telaşı hiç bitmedi. Neredeyse bu haftaya kadar sürdü.
Nasıldı? Öncelikle itiraf etmeliyim, zordu, hem de çok zordu. Aynı anda iki deneyimi yaşamak, iki karakterli olmak gibi bir şey. Bazen performansımı beğenmesem de aslında iyi işler çıkardım, bunu da kabul ediyorum.
Onun dışında, bu ara insanlar yine başkaları üzerinden mutlu olma, egolarını tatmin etme yolundalar. Rakip yine benim... Saçma... Hem de çok.. Kendi dünyamda yaşasam da yaptıkları bazen üzüyor, bazen yaralıyor. Ama artık biraz daha güçlü hissediyorum kendimi.
Yine bir dönem sonrası, küçüçük arayı kafamda kocaman yapıp bir sürü plana başladım. Ne derece gerçekleşir bilemiyorum ama yapmak istiyorum.
Bir an önce yazmayı istediğim şeyler de var. Şöyle ki;
Yalan Dünya, eski günü, yeni gününe dair paylaşımlar,
Refika Birgül,
Puzzle saatler,
Çiçeklerim...
Çok ara vermeden yazacağım, söz :).