17 Ara 2013

Kahve Keyfi


Yetişmesi gerekenler bekleyedursun,
Bir merhaba diyeyim, Yaşar eşliğinde,
Filli fincanıma kavuşmuşken fotoğraflı bir kahve keyfi...
Not: İstanbul'a siparişim, Kurukahveci Mehmet Efendi'den kahve, Kadıköy'den. Evde epeyce bir stoğum var neyseki :).

15 Ara 2013

Bir Yemek Tarifi

Kemikli et haşlaması
Aslında pek yemek tarifi yazmam blogda, iddiam da yok.
Sadece bazıları görsel olarak beni doyuruyor önce, bu da onlardan biri.
Denemek isterseniz, malzemeler:
Kemikli et tabii ki, dört parçaya bölünmüş soğan (bütün de olabilir), kurutulmuş domates, defne yaprağı, dört renk karabiber.
Afiyet olsun...

12 Ara 2013

Buharda Sebze Pişirmek İçin Tencere Aparatı


Fotoğraftaki aparata sahip değilseniz kayıptasınız demektir. Bir an önce edinin lütfen. Kim istemez ki böyle görsel bir şöleni masasında. Muhteşem bir şey.
Not: Her tencereye uyuyor.

10 Ara 2013

Neden Demektense Neden Olmasın Deyin


Hayatta fal ve burç yorumlarından uzak durmuşumdur hep.
Bana gerçek gelen tek şey, benzer tarihlerde doğan insanların ortak özelliklerinin olması, bir de ellerdeki çizgilerin anlattıkları.

Mucize Lezzetler 3. Sezon Yakında Başlıyor

Fotoğraf aşağıdaki linkten alıntıdır.
Nereden mi biliyorum?
buradan
Bekliyoruz...
Başlasın bir an önce, özledik.

9 Ara 2013

Evimizden İlk Görüntü - Güneş & Kızıllık

Yeni evin ilk fotoğrafı, cam biraz parlamış ama olsun :)
Eylül ayında başlayan taşınma tantanası üç hafta öncesinde tamamlandı. Bu fotoğraf da o gün çekildi, çalışma odamızdan.
Güneş,
bakmaya doyamadığımsın,
ne güzelsin,
ne büyüksün,
ne sarısın,
ne turuncusun,
ne hayatsın,
ne nefessin,
ne cansın,
iyi ki varsın...

Yeni ev..
İyi gelecek bize..
Işık var,
Aydınlık var,
Ferahlık var,
Her yere yetişebilme var,
Balkon var,
Manzara var,
Dağ havası var.
Yeni evimizde yeni başlangıçlar yapacağız inşallah..

Not: 5 yılımızı geçirdiğimiz önceki evimizden kötü haberi gördük ve aldık. Beş yıldır büyük emeklerle baktığımız, büyüttüğümüz ve çoğalttığımız, yenilerini diktiğimiz, fotoğrafladığımız, bu bloğa ilham olan güllerimiz bir anda kayboluvermiş, sarmaşık gülümüz bile...
Yazık, çocuklarını doğanın gerisinde büyütmeye çalışan, sonsuz bir öz güvenle dünyayı sade kendilerinin sanan garip insanoğlu...

7 Ara 2013

Keyifli Bir Cumartesi



Karanlık bir sabah vardı Ankara'da.
Sonra yağmur başladı.
Sonra karla karışık yağmur.
En sonunda da kar...
Bir haftadır salondaki kanepe ve yatakla özdeşleşen ben, bugün çıktığımız market alışverişini büyük bir keyfe dönüştürdüm.
İlk durak Yaşamkent'ti ve keyif yol boyu başlayan sulu karı saymazsak burada başladı. Neyle mi? Yukarıdaki ve aşağıdaki nergisle.


Daha sonra marketten sarpa ve küpes balıklarımla Ege'ye yolculuk...
Ve bir de Yaşar'ın yeni albümü. (Fonda tabii ki o var. Hafif hafif, dinlendirici bir ezgiyle çalıyor. Emeği geçen herkese, öncelikle de Yaşar'a teşekkürler...)


Market dönüşü aynı sululukta yağan kar, eve girmemizle hızlandı.
Ve sezon açıldı: Işıklar söndü, mumlar yakıldı, perdeler açıldı, çaylar konuldu. Kar seyri başladı. Bir ara epey şiddetli yağdı. Müthiş bir manzara eşliğinde bir de film keyfi yaptık.
Ve, dört saati ayakta geçiren ben sanırım hastalıktan kurtuldum artık.
Şükür...
Not: Bu ara çevrenizde grip olan insanlara dikkat edin. Aksi takdirde ciddi bir gribin pençesine takılabilirsiniz. 38 dereceye kadar ateş, acayip bir halsizlik, kırıklık, baş ağrısı, eklem ağrıları, dişlerde ciddi bir kaşıntı, gözlerde çok ciddi bir yanma, batma, öksürük. Beş gün ciddi yatak istirahati ister. Verilen grip ilaçlarının bir çoğu işe yaramaz. Gözünüzü açacak tek şey ağrı kesicilerdir. Ya da en azından biri işe yarıyor, biliyorum.

2 Ara 2013

Mutluluk Seçiminiz Olsaydı Neyi Kaybetmek İsterdiniz?


"Sözlerimi geri alamam,
...
Hiçbir kere hayat bayram olmadı ya da
Her nefes alışımız bayramdı.
Bir umuttu yaşatan insanı.
..." (Bulutsuzluk Özlemi'nden Sözlerimi Geri Alamam)

Nedendir bilinmez bazen hiç duymadığımız bir şarkı sözü gelir konuverir dilimize...
Bu da onlardan biri...
Yukarıdaki de soru... Cevap? ...

27 Kas 2013

"Eğlen neşelen, boşver üzülme sen"



"Bu sabah her işin ters gittiyse,
Aksilikler hep üstüste bindiyse,
Bir de patronundan azar eklendiyse
Somurtma derin nefis al
....
Ve bugün hiçbir şey yetişmediyse,
Kızma sakın gülümse.
Eğlen, neşelen, boşver üzülme sen,
Gurur yapma, eğlen, neşelen.
Eğlen, neşelen, bir şey gelmez elden,
Hayat çok kısa, eğlen, neşelen."
diyor Candan Erçetin.
Not: Dinlerken yazdığım sözler bunlar, ufak yanlışlar için özür dilerim şimdiden.



Bu şarkıyı ilk kez geçen sene duymuştum.
Kocaman insanların küçüçük insanlarla kocamanlığını kullanıp nasıl uğraştığını ve bir anda küçüçük insanlardan da daha küçük hale geldiklerini gördüğüm zaman duymuştum ilk.
İyi gelmişti.
Bugün sabah da işe gelirken arabada duydum, hatırladım.




Herkese güzel bir gün dilerim.
Şarkı sözlerini unutmayınız ;).

 Not: Fotoğraflar ilkbaharda yaptığım bir Kastamonu ziyaretinden.

25 Kas 2013

Annemlerde Kurban Bayramı

Annemin harika ev baklavası fırında kızarıyor.

Bayram yemeklerinden biri, Sivrihisar'a özgü lahana dolması ve olmazsa olmaz köfteler.

Cumartesi pazarından aldığımız ve acıdan önce ellerimizin sonra da ağzımızın yanacağını sandığımız acı biberler, ayıklama sonrasında müthiş renkleriyle. Size bir sır vereyim bu arada, çok acı değiller ama hâlâ çok renkliler.

Datça'nın narları... Bu kase içinde üç farklı komşumuzun narı var. Kimisi ekşiydi ama yine de çok güzellerdi. Yine bir sır: Eğer günün birinde açık pembe bir narla karşılaşırsanız kendisine haksızlık etmeyin, çok tatlı çıkabilir, şahidim bizim narımız :).

16 Kas 2013

Onun Gibisini Bulur muyum? Arıyorum...

Çuham, ne güzeldin, senin gibisini bulur muyum ki?
Ev arkadaşlarımız kimler?
Şu an evde 5 sardunyam var.
Aşağıdakini Datça'dan getirmiştik, alıştı yerine, bakınız.


Onun dışında geçen seneden kalma bir sümbül soğanım vardı ki, canlanıyor bu ara, yeşerdi biraz.
Sümbül soğanının yan taraflarına da çiğdem soğanı ektim. Bakalım baharda açacak mı? Sardunyaların birinin dibinde de üç tane lale soğanı var ama ondan ümitli değilim.
Onun dışında biliyorsunuz, bir normal, biri minik olmak üzere iki tane orkidem var.
Bir de kaktüsüm geldi eski evden. Kendisi neredeyse bir buçuk yıl bakımsız kalmış, ama sanırım hâlâ yaşıyor.
Çiğdem soğanlarının tohum kağıdında bir fotoğraf vardı. Aynı fotoğrafı nette biraz aradım ama bulamadım. Sözlü olarak yine de paylaşayım sizinle. Çiğdem soğanlarını mümkün olduğunca sıkışık bir şekilde dikmişler bir saksıya, rengarenk, çok hoştu, aklınızda bulunsun...

13 Kas 2013

Aramızda Kalsın

Şöyle bir dizi profilimi incelersek;


İkinci Bahar


İki Aile

Canim Ailem


ve Aramızda Kalsın.

Arada başka diziler de var ama bunlar benim için en özelleri.
Aramızda Kalsın da çok sıcak bir aile dizisi. Bir de şey fark ettim: Çok fazla ee hadi buluşsanıza, görüşsenize gibi bir durum yok. Yani çok sürünceme yok. Diğer dizilerde uzatılabilen birçok durum bu dizide hemen sonuçlanabiliyor. Sevmediğim ve yakıştıramadığım tek şey eşofmanlı çoçuğun tavrıydı ama o da değişti. O yüzden de mutluyum:) .
Sözün özü, izlemiyorsanız yine kayıp. Uğur Yücel ve canımın içi Binnur Kaya çok yakışmışlar. Diğer oyuncular da bir harika. Hepsinin emeklerine sağlık...
Not: Tüm fotoğraflar Google görsellerinden alınmıştır.

11 Kas 2013

Kapadokya


Mutlaka ama mutlaka gidip görün, en az bir kere...


Görmemiş olmak çok büyük kayıp...


Harika bir yer Kapadokya, hele ki sonbaharda... 

Not: Uzun bir kayıt yakında burada olacak desem, siz de hadi canım diyebilirsiniz, o yüzden susuyorum :).

5 Eki 2013

Çarşamba Sonrası


İşte Çarşamba'mı ona borçluyum...
Kötü geçen bir görüşme sonrası beni girişte karşıladı, kuyruğunu sallaya sallaya bana doğru geldi.
Sevdim onu.
Sonra yol boyu bana eşlik etti.
O günden bana kalan tek ve kocaman şey;
Onun başını okşadığımda köpek korkumun yerini nasıl kocaman bir sevgi aldığı,
onun da bu sevgiyi nasıl hemen algılayıp kabul ettiği.
O gün iyi ki onu gördüm...

29 Eyl 2013

Son İki Gül

Evin son iki gülünden biri bu, gonca halinde buluştuk kendisiyle, bakın ne güzel açtı şimdi.
Bu ise, son gül. Ayrılıkların yeni başlangıçlar olduğunu anlatmak istercesine kapalı hâlâ... Hayatımda ilk kez bir evden bir daha uğramamak koşuluyla ayrılıyorum... Her şeye rağmen, evimize son kez baktığım o an tutamadım kendimi, ilk evimiz artık yabancıydı bize... Yeni evimizde, yeni başlangıçlar, yeni mutluluklar, yeni huzurlu bir hayat yaşamak dileğiyle...  

26 Eyl 2013

Beş Yılın Ardından...

İstedim ki veda olmasın, o yüzden farklı bir açıdan;


Beş yıl böyle geçti:

Bahçedeki karadutlar, ilk zamanlar her şeye rağmen yiyordum. Sonraları vazgeçtim, renklerinden ötürü.



Arka bahçeyi süslediler bu isimsiz çiçeklerim

Lale sevdası

Hem mor hem de iki renklilerdi menekşelerim
Arka bahçedeki laleler

Mine
Çuhalar

Her bir küpün içinde üç tane vardı önce, sonra çoğaldılar

2011'deki dolu sırasında bahçem, çok üzülmüştüm öldüler diye

Ama yaşadılar, bakın üste..

Başka isimsizler... Not: Lütfen renkleri yalnız renk oldukları için sevin, sizde uyandırdığı çağrışımlara göre değerlendirmeyin, en azından bu kayıttaki tüm çiçeklerin renkleri için böyle yapın lütfen, futbolla hiç ilgilenmem meraklısına
Papatyalarım

Minelerim

Minelerim

Sardunyam; hâlâ benimle

Halisyumlarım

Sardunyam; hâlâ benimle

Oturma köşem renkli olmalıydı, bunun ve yan tarafı gibi aynı