28 Haz 2012

Kapı Süsüm


Kendisi bizim kapı süsümüz olur. Nihayet asılabildi. Çok hoş değil mi? 
Yarın yine bir önlük vakası var, ama rengi yeşil değil. O yüzden iyi.
Akşam da mezun olduğum okulda mezuniyet törenine katılacağım. Bu sefer kürsüde değil, izleyen tarafta, yani konum değişmiş olarak. Mezun olan öğrencilerden birkaçı benim de öğrencim. O yüzden heyecanım var biraz, daha çok onların heyecanını düşünerek.
Umarım hepsi gelecekte iyi ve mutlu oldukları yerlerde tabii ki en başta kendilerini sonra da okullarını en iyi şekilde temsil edecekler. Ve yine umarım ki geride kalanları unutmayacaklar...
Hepsinin yolu açık olur inşallah...

27 Haz 2012

Nata Vega


Nata Vega ve Anatolium iki ayrı alışveriş merkezi. 
Daha önce iki kez IKEA için, haftasonu da akvaryum için geldiğimiz Nata Vega'yı gezebildik. Ikea Anatolium'da, Nata Vega ise başlı başına ayrı bir yer. Ama bunların ikisi de bir araya geçmiş. Birbirlerinin arasında geçişler var.Nata Vega ortamı itibarıyla bize Kentpark'ı anımsattı. Benim sevdiğim bazı markaların outleti var, normalde de kullanılabilir o nedenle.  Lavabolarının girişi ilginç tasarlanmış, beğendim. Yemeklerden memnun kalmadık. Bir kere ilk girdiğimiz anda karşılaştığım döner manzarası hiç hoş değildi. Sonra da yediğimiz başka çeşit yemek ve hâttâ içtiğimiz çaylar da kötü çıkınca en üst katından uzak durmamız gerektiği sonucuna vardık. Tabii, bir sürü yemek yeri var, hepsi için aynı şey söz konusu mu onu bilemem. Ama manzarasını seyretmeden dönmeyin.
Biz oradayken alışveriş festivali için bazı gösteriler vardı, onlardan görüntüler:






26 Haz 2012

Nata Vega Akvaryum


Gittiğimiz onca akvuryamdan sonra biraz hayal kırıklığına uğrattı beni Nata Vega. Ama yine de artı ve eksileriyle bir bakalım:




Nata Vega için ödeyeceğiniz ücret tam 15TL, öğrenci 10TL. Kısa bir süre için böyle olduğu söylendi.


Bir akvaryum sırasında benim için önemli olan birinci husus balıkları tanımak. Her akvaryumun yanında mutlaka resimli bir tanıtıcı bilgi olmalı. Burada, sadece birkaç akvaryumun yanında bazı bilgiler vardı. Ama büyük tanıtıcılar güzeldi. Onlara bir bakalım (Aşağıdaki fotoğraflarda göreceğiniz yansımaları dikkate almayınız lütfen:) ):







Balık sayısı çok ama çeşit azdı.




Balık sürüleri şahane bir güzellikteydi. Burada gördüğüm, daha önce pek bir yerde göremediğim balık sürüleri beni büyüledi. Uzun süre izledim onları, kesinlikle tavsiye ederim.













Akvaryumun hemen yanına konumlanmış bir kafesi mevcut ki burada da çay içmenizi tavsiye ederim. Ne de olsa biz Ankaralılar için su bir mucize, hele içinde bir de balıklar varsa ne âlâ. Biz içerken uykucu bir balık dışında daimi bir konuğu yoktu ama ara ara misafirler de geliyor tabii ki, köpekbalığı da dahil olmak üzere.
Tünelin büyüklüğünü merak edenler için ben gerçekten en uzun mu anlayamadım. Yani aslında çok da merak etmedim. Çünkü benim için önemli olan içindeki balıkların çeşitliliği.



Tünel diğer akvaryumlardaki gibi yürümüyordu.
Biz bu sefer girişte çekilen fotoğraf kısmını tercih etmedik. Ederseniz, çekim bedava, bastırma ücretli diğerlerinde olduğu gibi.

Akvaryumun en güzel özelliği kenarlarında kollarınızı dayayacağınız (yukarıda gördüğünüz gibi) bir yer olması ki fotoğraf çekerken çok iyi geliyor insana.
Herşeye rağmen güzeldi. Çocuklarınızla beraber gideceğiniz güzel bir aktivite olabilir, değerlendirebilirsiniz.

22 Haz 2012

Üç Ay Sonra...

HAZİRAN

Herkese merhaba,
Kabul ediyorum ara çok oldu. Yeni yaşıma girdiğim o günden beri yazmamışım. Biraz isteksizlik, biraz yoğunluk, biraz can sıkıntısı denebilir nedenler için. Geçen üç ayda yaşadıklarımın bazılarından bir kolaj yaptım. Yazının aralarında göreceksiniz, umarım beğenirsiniz. 

MAYIS
Geçen hafta dönemin bitmesiyle bir rahatlama olmuştu. Plan defteri açıldı. Notlar alındı, yapılacaklara dair. Her şey vardı o planlar içinde, kişisel gelişim de, hobi de, tatil de, işle ilgili şeyler de. Sonra, son anda çıkan bir iş sebebiyle bugüne kadar geldik. Ve baktığınızda yorgun bir ruh hali içerisindeyim. Ve biraz da işleri tam olarak yolunda gitmemiş bir kişi kıvamındayım bugün itibarıyla ve belki de son iki gün itibarıyla.

NİSAN
Plan defterinin gezi kısmı tamamen kapandı. Planlarımı, hevesimi, keşif arzumu, dinginlikleri, huzuru, Ege'mi ve belki de hayattaki en şiddetli isteğimi tek tatil rotam olan Datça’ya çevirerek plan defterimden tatil sayfalarını  koparıp attım.
Sırada, haftaya yeniden başlayan bir dönem var. Sanırım işim benim zor zamanlarımda sığınacağım tek limanım. Zaman zaman hiçbir yerde bulamadığım huzuru bulduğum yer. Yaptığım işi de öğrencilerimi de seviyorum. Anlatmak ve geri dönüşünü almak, görmek benim için büyük haz. Hayatımın son dört yılında yolunda giden tek süreci :)), benimle kal, bırakma beni. 
Yeni yazılar gelecek, beklemede kalınız lütfen...

17 Haz 2012

Çok Yakında Buradayım...

Evet inanması zor ama gerçekten çok yakında burada olacağım.