21 Ara 2011

Bazen Kabullenmek En İyisi...

İlk kez, uzunca bir zamandır, ilk kez kendimi o yere ait hissetmiştim.
Ama...
Bazen kabullenmek en iyisi...
Sınırları,
Hüsranları,
Tercihleri...
Ve her şey o kadar kolayken niye bu zora sokuşlar...
Yapılacak onca şey tepe halini bırakıp dağ formuna geçmişken zaman ellerimden kayıp gidiyor. Niye mi?
....
Yapılacak dağları olmasına rağmen sorumlulukları daha az olan ve sorumlulukları kendisi olan o insanlara gıptayla bakarken, sanırım yapılacak en iyi şey kabullenmek...

15 Ara 2011

Sevdalım Hayat, Onu Seçtim

Fotoğraf Google görsellerinden seçilmiştir.
Birkaç zamandır serviste sürdürdüğüm kitap okuma sürecimin sonunda epey zamandır elimde olan bir kitabı bitirdim. Listemde gördüğünüz iki kitap da okunabilir kitaplar. Özellikle de bugün bitirdiğim  Doğan Cüceloğlu'nun "Onlar Benim Kahramanım" kitabı. Zamansızlık, aslında o da değil sorun. İsteksizlik... Yapılacak şeyler yığıldıkça verimli olamama durumu. Ama büyük bir avantajımız var aslında, servis. Bunu kullandığımda bu  sorun halloluyor. Ve aslında daha iyi oluyor insan. En azından günün sonlarına kadar öyleydim (teknolojiden yararlanan / eğlenen öğrenci grubunu ve eve dönüş yolunda yaptığım kocaman hatayı saymazsak günüm fena sayılmazdı.). Bence okuyun bu kitabı. Yakındığımız şeyleri ne kadar kocaman yaptığımızı ve gözümüzde kocaman olan bu şeylerin hâttâ gerçekten kocaman şeylerin de nasıl çözülebileceğini görün.  Doğan Cüceloğlu'nun emeğine sağlık, teşekkürler. Tabii asıl teşekkür, kitaba konu olan Gültekin Yazgan ve değerli eşi Tülay Yazgan, hayata bu denli güçlü tutundukları ve bu süreci anlatarak bizimle paylaştıkları için.
Sırada okumam gereken daha doğrusu bitirmem gereken bir kitap olsa da ben epeydir büyük bir sabırsızlıkla beklediğim kitap listeme bir göz attım. Ve onların arasından yukarıda gördüğünüz kitabı seçtim. Başlamak için sabırsızlanıyorum.

Bir Ufak Mola Fena Olmaz

Güllerim
Dönem sonlarına yaklaştık. Durum böyle olunca hem yapılacak işler hem de yorgunluklar üstüste. Kendimi çok yorgun ve motivasyonsuz hissediyorum. Üstelik iki gündür süren migren ağrım (normaldekinden daha az şidetli) ve diş ağrım da cabası. Sanırım ufak bir molaya ihtiyacım var. Ve bazı günler altı saatten daha fazla uykuya...
Gidiyorum şimdi. Biraz kitap okuyup uyumayı istiyorum. Yarın ve hâttâ Cuma da benim için yoğun geçen günler. Dolayısıyla biraz deşarj olmaya ve dinlenmeye ihtiyacım var. 
İyi geceler...

11 Ara 2011

Suavi, Gül'le Diken Arasında

Fotoğraf, Google taraması sonucu çıkan görsellerden alınmıştır.
Epeydir hiç bıkmadan dinliyorum onu.
Müzik dolu dolu, sözler de...
Ses zaten muhteşem...
Bunaldığım zamanlarda sesini açıyorum, iyi geliyor bana.
İçindeki müzik dinlendiriyor, iyi geliyor bana.
Tabii ki favorilerim var, "Yıllar Sonra", "Uçurum Var Aramızda", "Unutamadığımsın". Diğerleri de bir o kadar güzel ama.
Eğer hâlâ alıp dinlemediyseniz mutlaka alıp dinleyin.
(Bazen sözler, bazen müzik, bazen de ikisi de. :)) ) Ve favorilerimin birinden bir alıntı:
"Bak yine uçurum var aramızda
Sence bu engeli geçecek miyiz?
Yılların yorgunu olduk ikimiz
Bu kez boşluklara düşecek miyiz?
Bak yine uçurum var aramızda
Sence bu engeli geçecek miyiz?
Yılların yorgunu olduk ikimiz
Bu kez boşluklara düşecek miyiz?
İlkbahar, yaz, kış, sonbahar
Hiç fark etmez demiştik
Baharda nasılsa yağmurlar yağar
Çiçeklenir yürekler, çiçeklenir yürekler
O yıllardan geri şimdi yalnızca
Hüzünlü yıpranmış bir yürek kaldı
Denizler okyanuslar göller geçtik
Avucumda masmavi bir hüzün kaldı"

6 Ara 2011

O ne mi?


Çocuklara yeni oyuncak alınır ya, ya da yeni bir ayakkabı, kıyafet ya da öyle bir şey.
Bu aralar ben de öyleyim.
Onunla mutluyum.
Sevgimi aldığı için mutluyum.
İzliyorum onu uzun uzun ve gülümsüyorum.
Bu arada ne zaman "gülümsüyorum" kelimesini duysam bu şiir aklıma gelir. İlk kez ortaokul yıllarında duymuştum bu şiiri. O zamandan beri de hep aklımda.
"Sokakta giderken,
kendi kendime gülümsediğimin farkına vardığım zaman
beni deli zannedeceklerini düşünüp
gülümsüyorum." (Orhan Veli)
Çok hoş değil mi?

3 Ara 2011

Benden

Borabay Gölü. Bir türlü fotoğrafları koyma fırsatı bulamadığım bayram turumuzdan bir kare.
Yeni başlangıçlar yaptığım o yerde yeni pozisyonumla iyi şeyler yapmak istiyorum. Niye?
Çünkü, o benim görevim.
Çünkü, ben de bir zamanlar orada ve o yerdeydim.
Çünkü, ben o yerdeyken iyilerim (örneklerim - idollerim -) ve de kötülerim vardı.
Çünkü, akademisyenliğin yayın çıkarmanın yanı sıra paylaşmak ve değiştirmek, değiştirebilmek olduğunu düşünüyorum.
Ve çünkü, "Yaşamdaki asıl başarının dünyanın bizim için yaptığından daha fazlasını dünya için yapabilmek" (Alıntıdır) olduğuna inananlardanım.
Bu amaçla, yapmak istediğim birçok şey var. Ve ben, şu an en boş halimle bile hiçbirine yetişemiyorum.
O yüzden daha fazla çaba...
O yüzden daha az ben, daha çok onlar...
Kırgınlıklarım, hüsranlarım zaman zaman önüme geçse de devam ediyorum, en azından şu an için.
Var olan inadıma güveniyorum.

Not: Dün Zehra Y. Dökmen tarafından yazılan Toplumsal Cinsiyet kitabını aldım. Okumak için sabırsızlanıyorum. Ve, servisteki okumalar, uykusuzluk problemi yüzünden müziğe döndü ama tekrar kitaba dönmesi için çabalayacağım.