22 Kas 2011

Yeşil Önlük Sendromu Depreşiyor

Ocak ayı gelirken ben depreşen duygularımla birlikteyim.
Bu kadar gerçek ve bu kadar yakın...
Merakla...
Korkuyla...
bekliyorum...

20 Kas 2011

"Bugün" den Sonra


Çevremdeki insanlara biraz daha temkinli ve epeyce bir meşgül yaşadım o günden sonra. Zaman zaman değer yargılarımla yapmam gereken şeyler birbiriyle çelişiyor. İnsanlar bazen kendisine saygı duyana değil de, ona dişini gösterene saygı duyuyor. İstemesem de zaman zaman yapabilirim. 
Daha huzurluyum. Hâttâ, bugünü saymazsak ilk kez eski günlerdeki huzuru yaşadım. 
Bir de çiçekçime küsüm :). 
Bu arada hazır annem İstanbul'dan gelmişken şu meşhur yayla çorbasını içmeli mi ne? Bir de başka bir mönü olarak, istavrit olsa fena olmaz :)). (Sanırım, buraya yazmadım, Feride ablamlar İstanbul'a yerleşti. Derya ablamı uzun bir süre göremeyebilirim :(( .)
Yoğun bir haftaya merhaba diyorum. Hayatımda ilk kez başka bir taraftayım. Zorluk-kolaylık, zaman, hatalı yazım, çıktı, fotokopi, bunlarla uğraşmaktayım bu haftasonu ve hâttâ tüm bunlar haftabaşı da devam edecek. İki hafta sonra bir seminer var ve sonra da bol huzursuz günler...
Güzel bir hafta dileğiyle,

16 Kas 2011

Bugün

Belki annemin yayla çorbası keyfimi yerine getirir, onun da sadece fotoğrafı var ama.
Bazen tüm aksilikler üst üste gelir. Bazen de kendinizi önemli görür ama bu görme işi sadece siz tarafından oluyordur. Bazen de yanlış davrandığınızı düşünürsünüz ve keşke dersiniz. En çok da veremediğiniz tepkiler canınızı sıkar. Ve bazı şeyleri yanlış anladığınızı düşünürsünüz ve üzülürsünüz. Böyle bir günün sonunda kendinizi şımartmak için çiçekçinizden bir çiçek almak istersiniz, bilirsiniz ki çiçekçiniz güzel bir buket yapacaktır ve bu da keyfinizi yerine getirecektir. Ama çiçekçiniz, çiçeği kendiniz için aldığınızı duyunca size buket yapmayacaktır. Ve siz sade karanfillerinizle huzursuz akşamınıza merhaba diyeceksinizdir, dışarıda lapa lapa olmasa bile kar yağıyorken bile.

13 Kas 2011

Halim Şefik'ten Otopsi, Orhan Veli'ye Ağıt

Fotoğraf http://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Veli_Kanık adresinden alınmıştır.
Birkaç saat önce Sunay Akın'ın Hayat Deyince programını izledim. Kaçta başladı bilmiyorum ama çok hoşuma gitti. Sunay Akın'ı zaten severim, bilirsiniz. Bir de üstüne Orhan Veli konuşuldu programda. Orhan Veli'nin Ankara'da bir çukura düşüp öldüğünü bilmeyenlerdenseniz (ben kısa bir süre önce öğrendim), öğreniniz. 10 Kasım günü bir çukura düşüyor. 14 Kasım'da ölüyor. Niye mi? Düşme sonrası geçirdiği beyin kanaması yüzünden. 36 yaşında ölen şairin ölüm sebebini anlamak için otopsi yapılıyor. Ve işte ona ilişkin yazılan bir şiir:

OTOPSİ

Morgda açılınca kafatası
Doktor beyler beyin gördüler
İndirince tenkafesine neşteri
Doktor beyler yürek gördüler
Yürekte ne gördüler dersiniz
Yürekte memleket gördüler
Dünya gördüler
Bir de dost gördüler
Ama bu işte doktor beyler
Doğrusu geç kaldılar
Çok geç kaldılar

Halim Şefik

Seyahat53, Kurban Bayramı Turu - Amasya-Borabay Gölü-Ballıca Mağarası-Tokat-Hattuşa Gezisi

Bayramda bir tura katılalım istedik. Bayramın başını ve sonunu bize bırakabilen ve içinde tarih, kültür olan bir tur olsun istedik. Bu kıstaslara uyan turu Seyahat53'te bulduk. Amasya, Tokat, Hattuşa, Alacahöyük'ü içine alan turu seçtik. 
Daha önce Seyahat53 ile hiç seyahat etmemiştik. Açıkçası, çok da fazla sorunla karşılaşacağımı düşünmedim. Ama beklentilerim yüksekti. Mesela, bu bir kültür turu olduğundan rehberimizin konuya çok hâkim olacağını, bizi bilgilendirebileceğini, kendimiz gitiğinde nasıl sadece geziyorsak, turla gitmişken gezmeyi, gezerken de dinlemeyi, öğrenmeyi düşündüm. Bunun yanı sıra, eğer turla gidiyorsak yemek molalarımızın ve onun dışında kalan tüm rotamızın iyi planlanmış olacağını da sandım.
Tabii, bunlar sadece hayal olarak kaldı.
En baştaki eksiklik, rehberimizin bilgisi gerçekten yeterli değildi. Bu beni en çok üzen, hüsrana uğratan konuydu. Böylece en büyük beklentim karşılanamadı. Diğeri, organizasyon eksikliğiydi. Tur pazartesini de içine alan bir tarihe rastladığı için müzelerin pazartesi kapalı olmasından dolayı pazartesi planlarının çoğu salıya sarktı. Dolayısıyla, biz kısmen boş bir pazartesi ve dolu dolu bir salı yaşadık. Tabii ki, salı günü gördüğümüz bir çok şeyi çok kısa zaman aralıklarında gezebildik. Birçok şeyin ne olduğunu hatırlamıyorum şu an. Ama belki bu tempoda çekmeye çalıştığımız fotoğraflar bize hatırlatır, bakalım ileriki kayıtlarda bunu beraber göreceğiz. Tarih içerisine pazartesinin denk gelmesi olası bir şey. Benim anlam veremediğim, bu tur organizasyonlarının önceden yapılarak tarihlere göre bir planlama yapılması ve bunun tur paketinin alımı sırasında müşteriye bilgilendirilmesi.
Öğle yemek tercihleri de eksikti. Son gün yediğimiz yemek kimseyi memnun etmedi. Öğle yemekleri ortaya gelecek şekilde (dört kişilik) yapıldı. Ortaya gelen ve servis yoluyla yenen yemek olabilir. Ama o zaman porsiyonun dört kişilik olması gerekir. İlk gün mönümüzdeki pilav 1,5 porsiyon, tavuk saç kavurma da taş çatlasın 2,5 porsiyon olabilir. Yemekler genel olarak güzel değildi.
İlk gün aksiliklerle başladı. Ama onlar, sorunların çıktığı açlık halinin bitmesinden ve giderilmesinden sonra daha anlaşılabilir geliyor. 
Ama tabii, şu da bir gerçek, ayarlanan araç uzun yol aracı için ufaktı. Mesela uzun boylular için uzun yol bu araçla epeyce sıkıntılı.
Beklentilerimi karşıladığını söyleyemem bu turun. Tabii, beklentiler rehberimizin bize gezimizin ta en başında dediği gibi bu geziden ne beklediğinize bağlı. Böyle bir yere eşimle beraber yalnız da gitsek bu şekilde gezerdik. Ama arada bir tur varsa ve hâttâ düzenlenen tur da bir kültür turu ise ona göre planlanıp, ona göre organize edilmesi gerekli bence. Ayrıca, bizim turdan kimse mutlu ayrılmadı. Gezi sonunda herkes bir an önce valizini alıp arabadan ayrılma yarışına girdi. Öyle ki, yaşı ve bilgisinden dolayı gezi boyu saygı gösterdiğimiz insanlar bizim sırada bekleyerek taksi beklediğimizi göre göre bir an önce oradan ayrılmak için bizim binmemiz gereken taksilere bizden önce işaret ederek kendileri bindiler.
Bir turda olabilecek tüm aksilikleri yaşadık. Bence, bu da tamamen eksik organizasyondan dolayıydı. 
Tabii, iyi yanlar da vardı. Şöförümüz Serkan Bey'e kibar davranışları ve bize sağladığı güvenli yolculuk için teşekkürler...

12 Kas 2011

Ne?

[Arka fonda Yaşar'dan "Alıştım"]
"Bütün bu olanlardan bütün yaşananlardan öğrendiğim bir şey varsa;
sabır"
Bazen çok çabaladığımız bir şeye hiçbir zaman kavuşamayız.
Bazen yakaladık sanırız ama nafile, yine kaçar elimizden.
Öyle hissediyorum şu an.
Ve karmakarışık bir şekilde bekliyorum...
"Niye" lerime cevap yok...
Aynı şekilde "ne" lerime de cevap yok...