22 May 2011

Türkan Filmi

Fotoğraf http://www.intersinema.com/ alınmıştır.
Dün Türkan filmini izledik. Türkan Saylan'ın son zamanlarının anlatıldığı bir film. Tahmin edildiği gibi epey hüzünlü bir filmdi. Ayşe Kulin'in Türkan kitabını okuyup, sonra da diziyi izleyip hüsrana uğradıysanız,  korkmayın, bu film sizi hüsrana uğratmaz.

19 May 2011

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'mımız Kutlu Olsun

Unutmamak, okumak, yaşatmak, yaşamak dileğiyle herkesin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlarım.

18 May 2011

Petunyanın Ahı


Neye elimi atsam kurutuyor muyum ne?


Umutlarım gitgide azalırken, her yıl diktiğim petunyaların yerine papatya diktiğimden mi oluyor tüm bunlar? Üstelik papatyalarım dünkü yağmurdan sonra çiçeklerini dökmüştü, bugünkünden sonra da tamamıyla su içinde kaldılar. Çuhalarımı hiç saymıyorum bile, onlar çoktan fazla sudan ölmeye başladılar.



Eskişehir'den döndüğümde büyük bir hevesle diktiğim fidelerimin yukarıdaki halini görünce hayatta konulmak istediğim yeri kabullenmem gerektiği gerçeğiyle bir kez daha yüzleştim. Sanırım bazen çok direnmemek gerekiyor. Tecrübe edenler, her seçiş bir vazgeçiştir demişler, boşa dememişler.

10 May 2011

Kocaeli

kır çiçekleri
Haftasonu Kocaeli'ndeydik. Bir konferansa katıldık. Sahip olduğu şeylerden yakınmayıp bunları değiştirmeye çalışan insanları seviyorum.

Seka Park Otel
Kocaeli beklediğimden büyük bir şehir çıktı. Ve şehirler büyüdükçe insanlarda ilgisizlik ve saygısızlık artmaya başlar ya, burada o yoktu. Burada taksicisinden, park esnafına kadar herkes çok saygılı ve işini iyi yapan insanlardı. Seka Park Otel'de kaldık. Otel çalışanları da tamamıyla bu tanıma uyuyordu. Otelin çok güzel bir bahçesi var ve yer olarak güzel bir yerde. Yemekler güzeldi. Porsiyonların büyük olması dışında bir şikayetimiz olmadı :)). Ve de temiz bir otel. 
Haftasonunda orada pırıl pırıl bir hava vardı. Güneş ve Körfez çok güzeldi. İnsanın yaşadığı şehirde deniz ya da göl olması ne büyük bir şans. 

Seka Park
Eskiden Seka fabrikasının olduğu yere Seka Park adında güzel bir park yapılmış. Söylenenlere göre fabrika çalıştığı halde kapatılmış ve orada çalışan bir sürü insan işsiz kalmış. Bu yönüyle çok hoşlanılası bir yer olmaması lazım. Diğer yandan parkın insanı dinlendirici, ferahlatıcı, rahatlatıcı bir ortamı var. Mesela genelde her parkta gördüğümüz "Lütfen çimlere basmayıız." yazısı var ya, o burada şu şekilde yazılmış: "Lütfen çimlere basınız."
İşte parktan görünümler:

Park, genel görünüm
Park, laleler

Deniz uçağı
Deniz uçağı havalanıyor.
Şehit Hava Pilot Üsteğmen Hasan Tanrıverdi Tepesinden
Her parka yazmak lazım bundan
Rüzgar gülü
Biz oradaykan Roman Festivali vardı. Pazar günü festival kapsamında yapılan toplu nikah törenini izledik biraz. 

Roman Festivali kapsamında yapılan toplu nikah töreni.

3 May 2011

Eskişehir Gezi - 1

Eskişehir, Çağdaş Cam Sanatları Müzesi
Cumartesi günü Eskişehir'deydik. Ne zamandır görmek istediğim Cam Müzesi'ni nihayet gezebildim. İşte gün içinde yaşadıklarımız:
Eskişehir, Odunpazarı
Sabah 6:40 hızlı treniyle yolculuğumuz başladı. İlk durağımız Porsuk Çayı'ydı. Porsuk kenarında güzel bir kahvaltı sonrası Odunpazarı'na doğru yola çıktık. Buradaki ilk durağımız Çağdaş Cam Sanatları Müzesi'ydi.  Burada cam sanatçılarının yaptığı eserler sergileniyor. Müze içindeki eserler gerçekten büyüleyiciydi. Müze içinde fotoğraf çekimi yapabilirsiniz. İşte benim favorilerim:

Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi'ne ait bir eserdir.
Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi eserleri.
Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi eserleri.
Eskişehir, Cumhuriyet Tarihi Müzesi
İkinci durak Cumhuriyet Tarihi Müzesi'ydi. Müze içinde fotoğraf çekimi yasak. Çok güzel fotoğraflar var ve hepsi açıklamalı. Güzel tasarlanmış bir müze. Biz sabah erken bir saatte müzeyi gezdiğimiz için tek başımıza gezdik. Öğledensonra turlar da uğradığından yukarıda gördüğünüz gibi kalabalık bir grupla müzeyi gezmek zorunda kalabilirsiniz.
Üçüncü durak Cam Sanatları Merkezi'ydi. Burada cam sanatçıları var. Orada bulunduğunuz süre içinde sanatçıların cam yapma sürecini izleyebiliyorsunuz. Ek olarak, cam satışı da mevcut. Sanatçıların yaptığı eserler burada satışa sunuluyor. Şöyle ki:
Cam kuşlarım, fil kolyem ki ortasındaki çiçek muhteşem, bilekliğim ki tasarımı ilginç. 
Bir sonraki duraktan önce öğle yemeği molası verdik. Burada bizi bir sürpriz bekliyormuş. Masa örtülerinin üstünde ebru desenleri vardı. Çözmek için epey uğraştık. Sonra, biraz yardımla olayı çözdük. Peçetelerin üstüne ebru yapılmış. Bunlar masa örtülerinin üstüne konulmuş, onların da üstüne cam konulmuş. İşte şöyle:

Odunpazarı, Kadı Konağı
Dördüncü durak Atlıhan El Sanatları Çarşısı'ydı. Burada lületaşı ve camdan yapılmış ürünler bulabilirsiniz.

Eskişehir, Atlıhan El Sanatları Çarşısı ve Lületaşı.
Çarşı iki katlı ve çok şirin bir ortamı var. Lületaşı çok ilginç bir madde, dükkanlarda gezdikçe onunla ilgili çok değişik şeyler duyduk. Onlardan biri nikotini emme özelliğinin olmasıymış Lületaşından yapılmış pipoları gösteriyorlar size, bir şimdisini, bir de kullanılmış, dört yıllık, on yıllık pipoları. Kullanılmış pipolar sararmış gerçekten. Lületaşının ilk rengi kahverengi (üstteki fotoğraftaki gibi).  Onu soyarak içindeki beyazı çıkartıyorlarmış ve içinden çıkan nemli oluyormuş. Sanırım bu kadar güzel şeylerin yapılma nedeni de hafif ıslak, dolayısıyla yumuşak yapısı. 
Lületaşından yüzükler
Yukarıda gördüğünüz beyaz yüzük lületaşından yapılmış bir yüzük. Buna benzer çok görmüşsünüzdür belki de. Ancak diğer ikisi de lületaşı. Nasıl mı? Lületaşının üstüne ebru kağıtları sarıyorlarmış ve sonra da onu yakıyorlarmış. Lületaşındaki emme özelliği burada da kendisini gösteriyormuş ve bu enfes şekiller ortaya çıkıyormuş.
Akşam üzeri birkaç ziyaretten sonra akşam 11 civarı evdeydik. Gezilecek bir sürü yer daha vardı. Ancak, biz bu kadarını yetiştirebildik. İkinci bir seyahatte kalan yerleri gezebilmek dileğiyle Eskişehir'e veda ettik.
Bitirirken;
  • Odunpazarı eskiden beri benim sevdiğim bir yerdir. Bu haliyle de güzel olmuş. Emeği geçen herkese teşekkürler.
  • Hızlı tren, yolculukları epey kolaylaştıran bir ulaşım aracı. Ankara-Eskişehir arası 1,5 saat.
  • Eskişehir'de çoğu yerin yürüme mesafesinde olması da gezi için bir avantaj. 
  • Odunpazarı'na varınca Anadolu Üniversitesi'ne ait bir danışma ofisi var, oraya uğrayıp bir gezi planı edinin. Bu plan içerisindeki haritayı takip ederseniz bir sürü yeri görebilirsiniz.  
  • Biz dört yer gezdik ve hiçbiri için bir giriş ücreti ödemedik. Bu da Eskişehir'in güzelliği olsa gerek.
  • Tabii dönerken meşhur Eskişehir simidi ve haşhaşlı çöreğini de almayı unutmayın.
  • Ve tabii mutlaka lületaşından kendiniz ve/veya sevdikleriniz için bir şeyler alın.